Collab Partners | Collab Partners
1
archive,author,author-webbilir,author-1,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-10.0,wpb-js-composer js-comp-ver-6.2.0,vc_responsive
 

Author: Collab Partners

Kurumlarda güven ve bağlılık nasıl gelişir diye konuşuyorduk. Çok deneyimli bir yönetici dostumuz şöyle bir soru bıraktı ortaya: "Sizce güvene dayalı ilişkilerin hakim olduğu bir kurum Puzzle gibi mi olmalı, yoksa Lego gibi mi?" Sonra da devam etti: "Kurum kültürü konuşuyorsanız, önce buna karar vermelisiniz" Teknoloji...

Çeviklik her gün biraz daha konuşulur oldukça, bu konuyu daha fazla araştırmaya, yol arkadaşlığı yaptığımız şirketlerde gözlemler yapmaya, anlayışımı derinleştirmeye çalışıyorum. "Agile" manifestodaki sadeliği ve derinliği seviyorum. Özellikle ilk maddesini: "İnsanlara ve etkileşimlere, süreçlerden ve araçlardan daha fazla değer veririz." Çevik olmaya niyetlenen kurumlarda zihniyet gerçekten bu...

Varsayalım ki yıllar sonra dostlarınızla güzel bir akşam sofrasında buluşmuşunuz ve iş hayatınıza dönüp baktığınızda sizi en çok neyin gururlandırdığını anlatıyorsunuz. Ne olurdu anlatacaklarınız? Koçluk ve mentorluk yaptığım bir çok lidere soruyorum bunu. Satış hedeflerini nasıl da tutturmuştuk! Karlılığı nasıl da katlamıştık! O akşam bunlar mı...

Geleceğin öncü kurumlarının en önemli niteliklerinde biri çalışanlarının bütünlüğünü can-ı gönülden desteklemeleri olacak. İyi de nedir bu bütünlük? Sonra kurumlara faydası ne? İnternette "Tam ve bütün olma" haliyle ilgili dünya kadar açıklama var. Benim içime sinenlerden bazıları şöyle: Fiziksel, duygusal, ruhsal ve sosyal olarak iyi olma...

"Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol - Mahatma Gandhi" Dünyanın nereye doğru yol aldığına dair bolca düşünce, tartışma, değerlendirme var. Her birini daha sonraki yazılarda detaylandırmak niyetiyle, bugün kısaca dört kurumsal mega rüzgarı başlıklarıyla yazıp geçeceğim: Dijitalleşme: Teknolojinin etkin kullanımıyla katlanarak artan verimlilik Varlık amacı: Büyüme ve kar etmenin ötesinde,...

Kurumlarımız tarihin farklı dönemlerinde ortaya çıkmış yönetişim biçimlerinin hepsinden izler taşıyor: Güç ve otorite figürleri, yazılı talimatlar, tanımlı süreçler, performans krallıkları, katılımcı pratikler, hem standartlaşma hem ezber bozma girişimleri, çevikleşme çabaları...

Sizin kurumunuz tarihin hangi döneminde yaşıyor? Önceki yazıyı bu soruyla bırakmıştık. Değişim gündemleri çok yoğun ve bu soruya yanıt aramak bugünlerde daha da önemli. Anlamlı bir gelecek hayali ve bizi oraya götürecek bir hikaye kurgulamak değişimin olmazsa olmazı. Bugünkü dünyanın dinamikleri neler? Nerede olmalıyız? Buna benzer...

Kurumsal kariyerimin büyük bölümü değişime liderlik etmekle ve kriz yönetmekle geçti. Otomotiv sektöründe, çok uluslu bir şirketin içindeydim. Rüzgarı, çalkantısı hiç bitmeyen bir deniz gibiydi. Fırtınalar bazen global, bazen ulusal, bazen de kurumsal esiyordu. Çok şanslıyım, olağanüstü takım arkadaşlarıyla çalıştım. Yıllarca el ve gönül birliğiyle değer...

Geçen hafta profesyonel hayatımın en orijinal takdirlerinden birini aldım ve çok da mutlu oldum. Altışar kişilik yönetici gruplarına mentorluk yaptığım bir kurumda, son çalışmamızı sekiz ay boyunca birbirimize kattığımız değeri ifade ederek bitirmek istedik. İşte o sırada duydum bu sözleri: "Siz bizi konfor alanımızdan çıkardınız!...